Adından da anlaşılacağı üzere organik ham bal kovandan elde edildiği haliyle en saf ve en doğal
haldeki baldır. Ham Bal, 45°'nin üzerindeki sıcaklıklara ısıtılmamış ve 300 mikrondan daha küçük filtreler ile filtre edilmemiş bal olarak tanımlanır. Ayrıca besin değeri açısından en değerli baldır.
Pastörize ballar ise yüksek sıcaklıklarda ısıl işleme maruz kaldığından dolayı içeriğindeki vitamin,
mineral ve enzimlerin yapısı bozulur, besleyici değerini kaybeder.
Normal şartlarda farklı bölgelerden toplanan ballar bizlerin
tüketimine hazır hale getirilirken, fabrikalarda birtakım işlemlere tabi
tutulmaktadır. BEE’O hem organik
arıcılık alanında hem de organik ham bal üretimi konusunda profesyonel
olduğundan tüm bal ürünlerini içeriğindeki polenler başta olmak üzere diğer
besin değerlerinin de hepsini koruyarak hazırlamaktadır. BEE’O ham balları kovanlardan
sofralarımıza en saf ve doğal hali ile ulaşmaktadır.
Türkiye, Dünyanın üçüncü arıcılık ülkesi ve Ülkemizde 8,2
milyon arı kovanı ve 82.000 arıcı bulunmaktadır. Dünya üzerinde bulunduğu konum
itibari ile de endemik bitki örtüsü çeşitliliği, diğer ülkelere kıyasla 3 kat
daha zengindir. Zengin coğrafyamız sayesinde de arıcılık ve arı ürünleri
üretimi konusunda yüksek potansiyele sahip bir ülkeyiz. Ülkemizde başta
propolis olmak üzere, arı sütü, polen, arı ekmeği ve ham bal gibi arı ürünleri
de üretilmektedir. Burada önemli olan doğru üretimdir yani pestisit
uygulanmayan doğal bir çevrede, kovandan sofraya izlenebilir üretim. “Sözleşmeli Arıcılık Modeli” ile bu mümkün.
Sözleşmeli arıcılık modelinde; yerinde denetim yapılıp, arıcılara ekipman,
malzeme ve eğitim desteği sağlanır. Arıcıya alım garantisi verilerek “Adil
Ticaret “oluşturulur. Arıcılar ürünü nasıl satacağı endişesi gütmeden, üretime
ve kaliteye odaklanabilir. Böylece yüksek kalite ile doğal ürünler elde etmek
mümkündür. Bal alırken önemli olan kriterlerden biri de “Sözleşmeli Arıcılık
Modeli” ile kovandan sofraya kadar tüm aşamaları, uzman gıda mühendisleri
tarafından kontrol edilmiş olması ve arkasında bilimsel bir ekip olması
önemlidir. Ayrıca Anadolu arı ürünlerinin besin değeri, diğer dünya ülkelerinde
üretilen arı ürünlerinden en az 3 kat daha yüksek biyolojik aktiviteye
sahiptir.
Organik arıcılık dediğimiz arıcılık türünde, arılar hiçbir
şekilde kimyasal ilaçlamaya maruz bırakılmadan ya da suni beslenmeden doğal
ortamlarında kontrollü bir şekilde bal üretimi yapılmaktadır. Hassas bir
çalışma prensibi gerektirdiğinden organik tarım mevzuatlarına uyularak verilen
standartlara uygun bir yetiştiricilik alanı belirlenmesi gerekir. Buradaki en
önemli husus, şehir yaşamına yakın alanlardan, sanayi bölgelerinden,
madenlerden ve enerji santrallerinden uzak bir alana organik arıcılık
sisteminin kurulması sağlanmasıdır.
Bununla birlikte klasik arıcılık kısmından organik arıcılığa
geçiş süresi için en az 1 yıl beklenmesi gerekmektedir. Çünkü bir geçiş dönemi
mevcuttur ve bu dönemde alınacak mahsulün organik olarak piyasaya sürülmesi
için arı kovanlarındaki peteklerin değiştirilmesi vb. süreçlerin aşılması
beklenmelidir. Bizler BEE’O markası olarak tüm bu süreçleri atlatarak uzman
kadromuzla organik ham bal üretimine devlet onayıyla devam etmekteyiz.